A2 · İsimler, artikeller ve miktarlar · yaklaşık 4 dakika
Belirli artikel: „the“
İki taraf da hangisinin kastedildiğini bildiğinde.
Bunu zaten biliyor musun?
„Benim için yeni“: önce açıklama, sonra alıştırma. „Kendimi sınayayım“: 2 kısa soru – en az ikisini doğru yanıtlarsan doğrudan zor alıştırmalara geçersin.
Bu kelimelere ihtiyacın var10
Bu konunun örneklerinde ve alıştırmalarında geçiyorlar; öğrenme yolunda burada ilk kez çıkıyorlar.
- acrosskarşısında, karşıya
- partparça, kısım
- younggenç
- oftensık sık
- awayuzağa, bir kenara
- salttuz
- onlysadece, yalnızca
- to copykopyalamak, aktarmak
- teamtakım
- minebenimki
Aradığın kelime yok mu? Sözlükte bak
Anla
Aklında tutÇalgılar the ile, sporlar the olmadan.
- İşaret sözcükleri
- the same
- the first
- the best
- the only
- the Alps
- the Netherlands
Biçim
Kalıplara bir bakışta
Her satır önce kalıbın ne zaman ya da ne için kullanıldığını söyler, sonra İngilizce bir örnek verir.
| daha önce söylenmiş | I bought a book. The book was expensive. |
| tek olan | the sun, the government, the internet |
| en üstünlük | the best solution |
| sular, dağlar | the Thames, the Alps |
| grup | the elderly, the rich |
Kurallar tek tek
Bu konunun ele aldığı biçimBu biçimi gerektiren kelime
İkinci kez söylenen şeyde the kullanılır.
We saw a fox. The fox ran across the road.Bir tilki gördük. Tilki yolun karşısına koştu.
En üstünlük derecesinden ve sıra sayılarından önce the gelir.
That was the worst part.En kötü kısmı oydu.
Nehirlerden, denizlerden, dağ sıralarından ve çoğul ülke adlarından önce the gelir.
They sailed across the North Sea.Kuzey Denizi’ni geçtiler.
the ile kullanılan bir sıfat bütün grubu anlatır ve çoğuldur.
The young often move away.Gençler çoğu zaman başka yere taşınır.
Örnek cümleler
Could you pass me the salt?Bana tuzu uzatır mısın?
She plays the violin.Keman çalıyor.
The Rhine flows into the North Sea.Ren Nehri Kuzey Denizi’ne dökülür.
8 örnek cümle daha
This is the only copy we have.Elimizdeki tek kopya bu.
Close the door, please.Kapıyı kapat lütfen.
The book you lent me was excellent.Bana ödünç verdiğin kitap harikaydı.
Put it back on the shelf, please.Onu rafa geri koy lütfen.
The Rhine runs through Cologne.Ren Nehri Köln’den geçer.
We took the same train as yesterday.Dünkü trenin aynısına bindik.
The sun was already up when we left.Çıktığımızda güneş çoktan doğmuştu.
The first time was the worst.İlk sefer en kötüsüydü.
Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzak
Dikkat
Türkçede artikel olmadığı için the en çok unutulan kelimedir: He is best player yanlıştır, doğrusu the best player. Ters yöndeki hata çalgılarla ilgilidir: play the piano theisterplay footballistemez Bir ipucu: Türkçede „kapıyı“, „kitabı“ gibi belirtme ekinin olduğu yerlerde İngilizcede çoğu zaman the vardır.
Hızlı kontrol
Isınma: 2 soru, cevap hemen görünür. Bunlar ilerlemene sayılmaz.
Alıştırma
Net bir hedefi olan bir ders: İlk denemede %80 doğruyla geçilir. Cevapların tarayıcıda kontrol edilir; hiçbiri cihazından dışarı çıkmaz.
Şimdi kendin yazBu konuda 4 cümle; yazarak çalış, anında kontrol edilsin.
Durumun
Bu konudaki dersinin sonucu:
Bunu bir düğme değil ders belirler: İlk denemede %80 ile geçilir, başka bir gün yine geçersen pekişir.
Açıklamanın tamamı
Hepsini oku · yaklaşık 1 dk
the, hangi şeyin kastedildiği belli olduğunda kullanılır — daha önce söylendiği için, tek olduğu için ya da bağlam bunu gösterdiği için: Close the door. Türkçede bunu çoğu zaman belirtme eki yapar: „kapıyı kapat“ ile „bir kapı“ arasındaki fark gibi.
the şu durumlarda da sabittir: en üstünlük derecesinde (the best), sıra sayılarında (the first), çalgılarda (play the piano), nehir, deniz ve dağ sıralarında (the Rhine, the Alps), çoğul ya da devlet adı taşıyan ülke adlarında (the Netherlands, the United Kingdom) ve bir grubu anlatan sıfatlardan önce (the young, the unemployed).
Bu sayfadaki fiillerin bütün çekimleri: be · have · see · move · pass · run