İngilizce dilbilgisi: A'dan Z'ye
15 alanda 84 konu. Her birinin bir seviyesi, Türkçe bir açıklaması, çevirisiyle örnek cümleleri, özellikle Türkçe konuşanları yakalayan tuzağı ve kendine ait alıştırmaları var.
Öğrenme yolu olarak, numaralıHarita olarak: zamanlar bir zaman çizelgesinde
Alfabe ve telaffuz
5 konu · A1Harfler, sesler ve kelime vurgusu.
Zamanlar ve gelecek
19 konu · A1–B1Simple Present, geçmiş zaman, Present Perfect, sürekli biçimler, gelecek.
Zamanlar ve sürekli biçimler13
- Simple Present (geniş zaman)A1
- Present Progressive (şimdiki zaman)A1
- Simple Present mi, Present Progressive mi?A2
- Sürekli biçim almayan fiillerB1
- Simple Past (geçmiş zaman)A2
- Past Progressive (şimdiki zamanın hikâyesi)A2
- Present PerfectA2
- Present Perfect ProgressiveB1
- Present Perfect mi, Simple Past mi?B1
- Past Perfect (geçmiş zamanın hikâyesi)B1
- Eskiden olan alışkanlıklar: „used to“B1
- „to be“ fiiliA1
- have ve have gotA1
Fiiller: kip fiilleri, edilgen çatı ve dahası
19 konu · A1–B1Kip fiilleri, edilgen çatı, koşul cümleleri, dolaylı anlatım, -ing ya da „to“, deyimsel fiiller.
Artikeller, isimler ve sıfatlar
26 konu · A1–B1Çoğul, artikeller, miktarlar, zamirler, sıfatlar, zarflar, edatlar.
Cümle yapısı
11 konu · A1–B1Sözcük dizilişi, sorular, olumsuzluk, ilgi cümleleri, yan cümleler.
Üslup ve yazı
4 konu · A2–B1Vurgulama, ince anlam farkları, noktalama, büyük harf, İngiliz ve Amerikan İngilizcesi.
Alfabe ve telaffuz
Alfabe ve telaffuz
5 konuTürkçe neredeyse yazıldığı gibi okunur: Bir harf, bir ses. İngilizce öyle değildir — ve bu, Türkçe konuşanın duyduğu ilk şeydir. Ama bu yalnızca yarı doğrudur: İngilizce yazım da kurallara uyar, yalnızca başka kurallara. Bir ünlü harfin iki sesi vardır, kelime sonundaki okunmayan bir e ikisi arasında geçiş yaptırır, ve bazı harfler yüzyıllardır susmuştur. Bu bölüm başta duruyor, çünkü her yeni kelimeyi en baştan doğru duyar, doğru söyler ve harf harf kodlayabilirsen daha iyi aklında tutarsın.
Zamanlar ve gelecek
Zamanlar ve sürekli biçimler
13 konuİngilizcede hemen her zaman diliminin iki biçimi vardır: Biri bir şeyin olduğunu, öbürü tam o sırada sürmekte olduğunu söyler. Türkçede de geniş zaman („çalışırım“) ile şimdiki zaman („çalışıyorum“) vardır, ama sınırları farklı çizilir: Türkçe „-iyor“ ekini İngilizcenin sürekli biçiminden çok daha geniş kullanır. Bir de Türkçede hiç olmayan bir zaman var: Present Perfect. Bu farkları bir kez kavrayan, İngilizce dilbilgisinin yarısını kavramış olur.
Gelecekten söz etmek
6 konuTürkçenin gelecek için bir eki vardır, -ecek/-acak, ve gündelik dilde çoğu zaman onu bile kullanmaz: „Yarın Ankara’ya gidiyorum“ şimdiki zamandadır. İngilizce ise bir şeyin planlanmış mı, tahmin edilmiş mi, şu anda mı kararlaştırılmış, yoksa zaten tarifede mi olduğunu tam olarak ayırır. Asıl zorluk biçimler değil, bu seçimdir.
Fiiller: kip fiilleri, edilgen çatı ve dahası
Kip fiilleri
6 konuKip fiilleri ne olduğunu değil, konuşanın ona nasıl baktığını söyler: mümkün mü, gerekli mi, izinli mi, akıllıca mı, olası mı. Türkçe bunu fiile eklenen eklerle yapar — „gelebilirim“, „gelmeliyim“, „gelmek zorundayım“ — ve bu ekleri birbirine rahatça ekler: „gelebileceğim“. İngilizcede bunlar ayrı kelimelerdir ve eksiktirler: can kelimesinin gelecek zamanı, must kelimesinin geçmişi, may kelimesinin mastarı yoktur. Eksik biçimlerin yerine başka kalıplar girer — ve asıl konu bunları bilmektir.
Edilgen çatı (Passive)
2 konuİngilizcede edilgen çatı sade kurulur: to be fiilinin bir biçimi ve fiilin üçüncü hâli, o kadar. Türkçe konuşan biri için bu yapı yabancı değildir — „mektup gönderildi“, „burada İngilizce konuşulur“ —, fark ekin yerindedir: Türkçe edilgenliği fiile eklenen -il/-ın ile yapar, İngilizce ise ayrı bir kelimeyle, be ile. Zor olan iki şey daha var: edilgen çatının ne zaman kullanıldığı ve be fiilinin İngilizcede hiçbir zaman düşmemesi.
Koşullar ve dilekler
3 konuTürkçe koşulu fiilin sonuna eklenen -se/-sa ile kurar: „gelirsen“, „gelseydin“. İngilizce ise cümlenin başına if koyar ve fiil zamanlarıyla oynar. Üç temel tür neredeyse her şeyi karşılar, ve aralarındaki fark zaman değil, konuşanın koşulu ne kadar olası gördüğüdür. En sık hata da buradan doğar: if cümlesine will ya da would koymak.
Dolaylı anlatım
4 konuTürkçe başkasının sözünü ya olduğu gibi aktarır — „Yorgunum“ dedi — ya da bir ek ile cümlenin içine yerleştirir: „Yorgun olduğunu söyledi.“ Zaman çoğu zaman değişmez. İngilizce ise aktarılan cümlenin zamanını bir basamak geriye kaydırır ve konuşanın bakış açısına bağlı her şeyi onunla birlikte değiştirir: kişileri, yerleri, zaman sözcüklerini. Türkçe konuşan biri için alışılmadık bir şey, ama mekanik bir kural ve bu yüzden öğrenilebilir.
Fiil kalıpları: -ing, „to“, düzensiz fiiller
4 konuİngilizcede iki fiil yan yana gelince, ikincisinin biçimine birincisi karar verir: to do, doing ya da yalın hâl. Türkçe bu işi eklerle çözer — „gitmek istiyorum“, „okumayı severim“, „yüzmeye başladım“ —, İngilizce ise sabit kalıplarla. Bunun için pratik kurallar var, ama dürüst olmak gerekirse büyük bir kısmı alışkanlıktır ve fiille birlikte öğrenilmelidir. Bu sayfalar en azından birbirine ait olanları bir araya getirir.
Artikeller, isimler ve sıfatlar
İsimler, artikeller ve miktarlar
8 konuİngilizcenin hâl ekleri ve cinsiyeti yoktur — bu açıdan Türkçeye yakındır. Buna karşılık Türkçede hiç olmayan iki şeyi ister: artikeli (a, an, the) ve sayılabilen ile sayılamayan isim ayrımını. Artikel, çoğul ve miktar bildiren kelimelerin neredeyse hepsi bu ayrıma bağlıdır. Bir de Türkçe konuşanı şaşırtan bir kural var: Sayıdan sonra İngilizcede çoğul gelir — „iki kitap“ değil, two books.
Zamirler
8 konuİngilizce zamirler derli topludur: Hâl eki yerine yalnızca özne ve nesne biçimi vardır, ve you hem „sen“ hem „siz“ demektir. Türkçe konuşanı zorlayan asıl şey, Türkçenin tek bir „o“ ile yetindiği yerde İngilizcenin üç kelime istemesidir: he, she, it. Bir de Türkçenin zamiri hiç söylemeden fiilin ekine bıraktığı yerde — „geldim“ — İngilizcede zamir her zaman söylenir: I came.
Sıfatlar ve zarflar
5 konuİngilizce sıfatlar Türkçedeki gibi çekilmez: tek kelime, her yerde aynı. Buna karşılık İngilizce, Türkçenin serbest bıraktığı bir ayrımı sıkı sıkıya ister: sıfat ile zarf arasındaki ayrımı. „Hızlı sürüyor“ ile „O hızlı“ Türkçede aynı kelimeyi kullanır, İngilizcede iki ayrı kelimeyi.
Edatlar
5 konuTürkçe yeri, zamanı ve yönü ismin sonuna eklenen eklerle söyler: „evde“, „eve“, „evden“, „altıda“. İngilizce bunun için ismin önüne ayrı kelimeler koyar: at, in, on, to, from. Üstelik bir Türkçe ek, İngilizcede birkaç farklı edata karşılık gelir: „-de“ bazen at, bazen in, bazen ondur. Neden on Monday ama in July ve at six denildiği düzenlenebilir ama pek gerekçelendirilemez. Bu sayfalar bu yüzden kullanıma göre sıralar: zaman, yer, hareket — ve fiillerle, sıfatlarla, isimlerle kurulan, kelime gibi öğrenilen kalıplar.
Cümle yapısı
Cümle yapısı
8 konuTürkçe cümle ögelerini rahatça yer değiştirebilir, çünkü ekler kimin ne yaptığını söyler: „Köpeği adam gördü“ ile „Adam köpeği gördü“ aynı şeyi anlatır. İngilizcede bu ekler yoktur — orada kimin özne olduğunu yalnızca sıra söyler. Üstelik Türkçede fiil sonda durur, İngilizcede ise öznenin hemen arkasında. Bu yüzden İngilizcede sözcük dizilişi bir üslup meselesi değil, dilbilgisidir.
Yan cümleler ve cümle bağlama
3 konuB1'den itibaren konuşma tek tek cümlelerden oluşmaz. Cümleleri birbirine bağlayan şeyler ilgi cümleleri, zaman ve koşul cümleleri, gerekçeler, sonuçlar ve kısıtlamalardır. Türkçe bunları çoğu zaman fiile eklenen eklerle yapar — „gelince“, „geldiği için“, „gelen adam“ —, İngilizce ise ayrı bağlaçlarla ve ilgi zamirleriyle. Üstelik kelimenin türü neyin gelebileceğine karar verir: because sonrasında tam bir cümle, because of sonrasında yalnızca bir isim.
Üslup ve yazı
Yazım ve noktalama
4 konuBu alanda konuşmayı ilgilendiren hiçbir şey yok — ama yazılmış bir mesajı okurken birinin Türkçeden geldiğini hemen ele veren her şey var. Virgül kuralları, büyük harf ve sayıların yazılışı İngilizcede farklıdır, ve hiçbiri zor değildir. En pahalısı ondalık işaretidir: Türkçe virgül kullanır, İngilizce nokta.