Ana sayfa › Kelimeler › Yemek, içecek ve alışveriş › Süpermarkette
B1 · 50 kelime
İngilizce: Süpermarkette
Raflar, indirimler, kasa, şikâyet.
Bu listeyi çalış
Alıştırma yolları
Bu 50 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.
Bu liste hakkında daha fazlası Buradaki neredeyse her şey mağazada tabela olarak durur, ve üçü yanıltıcıdır: reduced to clear „temizlemek için indirimli“ değil, „elden çıkarılacak“ demektir; own brand marketin kendi markasıdır; ve cashback bir İngiliz kasasında bir bonus değil, ödeme yaparken kartından nakit olarak çektiğin paradır.
Kelimeler
Görünüm Sıkı Örneklerle
İsim (7)
İlgili dil bilgisi: Çoğul · Belirsiz artikel: a ve an
aisle reyon, koridor İsim B1 The rice is in the third aisle. Pirinç üçüncü reyonda.
s okunmaz — I’ll gibi söylenir.
trolley alışveriş arabası İsim B1 The trolley needs a coin. Alışveriş arabası için bozuk para gerekiyor.
toiletries kişisel bakım ürünleri İsim B1 Toiletries are next to the pharmacy. Kişisel bakım ürünleri eczanenin yanında.
checkout kasa İsim B1 Only two checkouts were open. Sadece iki kasa açıktı.
barcode barkod İsim B1 The barcode would not scan. Barkod okunmadı.
cashback kasada nakit çekme İsim B1 You can get cashback with a card. Kartla kasada nakit çekebilirsin.
voucher kupon, hediye çeki İsim B1 The voucher runs out on Friday. Kupon cuma günü sona eriyor.
Sıfat (2)
İlgili dil bilgisi: Sıfat mı, zarf mı? · Karşılaştırma
plastic-free plastiksiz Sıfat B1 The plastic-free shelf is very small. Plastiksiz raf çok küçük.
fresh taze Sıfat B1 Fresh is what is left after the delivery, not before. Taze olan, teslimattan önce değil, sonra kalandır.
Kalıp ifade (41)
hand basket alışveriş sepeti Kalıp ifade B1 A hand basket is quicker for four things. Dört şey için sepet daha hızlı.
shopping list alışveriş listesi Kalıp ifade B1 The shopping list is still on the table. Alışveriş listesi hâlâ masada.
fresh produce taze meyve ve sebze Kalıp ifade B1 The fresh produce is by the entrance. Taze meyve ve sebze girişin yanında.
loose fruit açık meyve (tartıyla) Kalıp ifade B1 Loose fruit is cheaper than the packet. Açık meyve paketlisinden ucuz.
to weigh at the till kasada tartmak Kalıp ifade B1 They weigh it at the till here. Burada kasada tartıyorlar.
deli counter şarküteri reyonu Kalıp ifade B1 Take a number at the deli counter. Şarküteri reyonunda numara al.
in-store bakery market içi fırın Kalıp ifade B1 The in-store bakery starts at five. Market içindeki fırın beşte başlıyor.
chilled goods soğuk zincir ürünleri Kalıp ifade B1 Take the chilled goods last. Soğuk ürünleri en son al.
frozen section dondurulmuş ürünler reyonu Kalıp ifade B1 The frozen section is at the back. Dondurulmuş ürünler arkada.
tinned goods konserveler Kalıp ifade B1 Tinned goods keep for years. Konserveler yıllarca dayanır.
dry goods kuru gıdalar Kalıp ifade B1 Dry goods are in the middle aisles. Kuru gıdalar ortadaki reyonlarda.
household aisle ev gereçleri reyonu Kalıp ifade B1 The household aisle has the light bulbs. Ampuller ev gereçleri reyonunda.
pet food evcil hayvan maması Kalıp ifade B1 Pet food fills half an aisle. Evcil hayvan maması yarım reyonu dolduruyor.
own brand market markası Kalıp ifade B1 The own brand comes from the same factory. Market markası aynı fabrikadan geliyor.
premium range premium seri Kalıp ifade B1 The premium range costs twice as much. Premium seri iki katı fiyatına.
unit price birim fiyat Kalıp ifade B1 Compare the unit price, not the packet. Paketi değil, birim fiyatı karşılaştır.
best value en iyi fiyat-performans Kalıp ifade B1 The biggest packet is not always the best value. En büyük paket her zaman en iyi fiyat-performans değildir.
special offer kampanya, özel indirim Kalıp ifade B1 It is on special offer until Saturday. Cumartesiye kadar kampanyada.
buy one get one free bir alana bir bedava Kalıp ifade B1 Buy one get one free is not a saving if you need one. Tek bir taneye ihtiyacın varsa bir alana bir bedava tasarruf değildir.
reduced to clear tasfiye indirimi Kalıp ifade B1 These are reduced to clear this evening. Bunlar bu akşam tasfiye indiriminde.
sell-by date raf son satış tarihi Kalıp ifade B1 The sell-by date is for the shop, not for you. Son satış tarihi mağaza içindir, senin için değil.
bulk buy toplu alım, büyük paket Kalıp ifade B1 A bulk buy needs somewhere to put it. Toplu alım için bir koyacak yer gerekir.
refill pack yedek paket Kalıp ifade B1 The refill pack uses less plastic. Yedek paket daha az plastik kullanır.
packaging waste ambalaj atığı Kalıp ifade B1 Most of the bin is packaging waste. Çöpün çoğu ambalaj atığı.
to stock up stok yapmak Kalıp ifade B1 We stocked up before the holiday. Tatilden önce stok yaptık.
impulse buy anlık alışveriş, dürtüsel alım Kalıp ifade B1 The sweets by the till are an impulse buy. Kasanın yanındaki şekerler dürtüsel alımdır.
self-service till self servis kasa Kalıp ifade B1 The self-service till never recognises the bag. Self servis kasa poşeti hiç tanımıyor.
to queue at the till kasada sıra beklemek Kalıp ifade B1 We queued at the till for ten minutes. Kasada on dakika sıra bekledik.
card machine kart makinesi, POS cihazı Kalıp ifade B1 The card machine is down again. Kart makinesi yine çalışmıyor.
contactless payment temassız ödeme Kalıp ifade B1 Contactless payment has a limit. Temassız ödemenin bir sınırı var.
to pay in cash nakit ödemek Kalıp ifade B1 He always pays in cash. Her zaman nakit öder.
change from a note kâğıt paradan para üstü Kalıp ifade B1 She gave me change from a twenty. Yirmilikten para üstü verdi.
loyalty card müşteri kartı, sadakat kartı Kalıp ifade B1 The loyalty card collects more data than points. Müşteri kartı puandan çok veri topluyor.
shelf edge label raf etiketi Kalıp ifade B1 The shelf edge label says the unit price. Raf etiketi birim fiyatı yazıyor.
to keep the receipt fişi saklamak Kalıp ifade B1 Keep the receipt for two weeks. Fişi iki hafta sakla.
to exchange an item bir ürünü değiştirmek Kalıp ifade B1 You can exchange an item within a month. Bir ürünü bir ay içinde değiştirebilirsin.
faulty goods kusurlu mal Kalıp ifade B1 Faulty goods can go back without a receipt. Kusurlu mal fişsiz de iade edilebilir.
consumer rights tüketici hakları Kalıp ifade B1 Consumer rights are stronger than the store policy. Tüketici hakları mağaza kuralından daha güçlü.
store policy mağaza kuralı Kalıp ifade B1 The store policy is not the law. Mağaza kuralı kanun değildir.
to complain to the manager müdüre şikâyet etmek Kalıp ifade B1 She complained to the manager and got a voucher. Müdüre şikâyet etti ve bir kupon aldı.
customer helpline müşteri hizmetleri hattı Kalıp ifade B1 The customer helpline is open until six. Müşteri hizmetleri hattı altıya kadar açık.
Alıştırmaya git ↑
Aradığın kelime yok mu? Sözlükte bak
Bu liste Yemek, içecek ve alışveriş grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen altı liste ve 232 kelime.
Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı
Quiz için JavaScript gerekir. Yukarıdaki her şey JavaScript olmadan da çalışır.
← Bahçe ve balkon Hastalanmak ve iyileşmek →