İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A2  ·  49 kelime

İngilizce: Yolculuk ve ulaşım

Tarifeden varışa kadar.

Bu listeyi çalış

Bu 49 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu liste hakkında daha fazlası

Yolculukta anlaşılıp anlaşılmayacağına doğru edat karar verir: on the bus ama in the car; by train ama on foot. Türkçe bunların hepsini „-le“ ya da „-de“ ile söyler: „otobüsle“, „trende“. İngilizcedeki bu kalıplar kural değil, kelimedir — bu yüzden dilbilgisinde değil, burada duruyorlar.

Kelimeler

Fiil (13)

to travelseyahat etmekFiilA1
She travels a lot for work.İş için çok seyahat ediyor.

travel fiilinin çekimi →

to bookrezervasyon yapmak, ayırtmakFiilA2
We booked the hotel online.Oteli internetten ayırttık.

book fiilinin çekimi →

to arrivevarmak, gelmekFiilA1
What time do we arrive?Saat kaçta varıyoruz?

Bir şehre arrive in, bir istasyona arrive at — Türkçedeki „-e varmak“ yanıltır, arrive to denmez.

arrive fiilinin çekimi →

to leavekalkmak, ayrılmakFiilA1
The last bus leaves at midnight.Son otobüs gece yarısı kalkıyor.

leave fiilinin çekimi →

to catchyetişmek, yakalamakFiilA2
We just caught the train.Trene ancak yetiştik.

catch fiilinin çekimi →

to misskaçırmakFiilA2
I missed the last train.Son treni kaçırdım.

miss fiilinin çekimi →

to drivearaba kullanmakFiilA1
She drives to work every day.Her gün işe arabayla gidiyor.

drive aracı kendin kullanmaktır; yolcu olarak go by car ya da ride denir.

drive fiilinin çekimi →

to flyuçmak, uçakla gitmekFiilA1
We fly to Dublin on Friday.Cuma günü Dublin’e uçuyoruz.

fly fiilinin çekimi →

to walkyürümek, yürüyerek gitmekFiilA1
It is quicker to walk.Yürümek daha hızlı.

walk fiilinin çekimi →

to parkpark etmekFiilA2
You cannot park here.Buraya park edemezsin.
to packbavul hazırlamak, toplamakFiilA2
I still have to pack.Hâlâ bavulumu hazırlamam gerekiyor.
to get onbinmekFiilA2
Get on at the front of the bus.Otobüse ön kapıdan bin.
to get offinmekFiilA2
We get off at the next stop.Bir sonraki durakta iniyoruz.

İsim (32)

İlgili dil bilgisi: Çoğul · Belirsiz artikel: a ve an

journeyyolculukİsimA2
The journey takes four hours.Yolculuk dört saat sürüyor.

journey yolculuğun kendisi, trip bir gezi, travel ise genel olarak seyahat etmektir ve sayılamaz.

tripgezi, yolculukİsimA2
We are planning a trip to Ireland.İrlanda’ya bir gezi planlıyoruz.
traintrenİsimA1
The train leaves from platform three.Tren üç numaralı perondan kalkıyor.
busotobüsİsimA1
We went there by bus.Oraya otobüsle gittik.
cararaba, otomobilİsimA1
They came in their own car.Kendi arabalarıyla geldiler.

Arabada in the car, ama otobüste ve trende on the bus, on the train.

planeuçakİsimA1
The plane was two hours late.Uçak iki saat rötar yaptı.
bicyclebisikletİsimA1
He goes to work by bicycle.İşe bisikletle gidiyor.
ticketbiletİsimA1
Two tickets to Manchester, please.Manchester’a iki bilet lütfen.
platformperonİsimA2
Which platform does it leave from?Hangi perondan kalkıyor?
airporthavaalanıİsimA1
We arrived at the airport early.Havaalanına erken vardık.
flightuçuşİsimA2
Our flight was cancelled.Uçuşumuz iptal edildi.
luggagebagajİsimA2
How much luggage can I take?Ne kadar bagaj alabilirim?

luggage sayılamaz: luggages ya da a luggage denmez. Tek bir parça a piece of luggagedır.

suitcasebavul, valizİsimA2
My suitcase did not arrive.Bavulum gelmedi.
passportpasaportİsimA2
Do not forget your passport.Pasaportunu unutma.
delaygecikme, rötarİsimA2
There was a delay of forty minutes.Kırk dakikalık bir gecikme vardı.
petrolbenzinİsimA2
We need to get petrol.Benzin almamız gerekiyor.

İngiliz kullanımında petrol, Amerikan kullanımında gas.

motorwayotoyolİsimA2
The motorway was blocked.Otoyol kapalıydı.

İngiliz kullanımında motorway, Amerikan kullanımında highway ya da freeway.

journey timeyolculuk süresiİsimA2
The journey time is under two hours.Yolculuk süresi iki saatin altında.
single tickettek yön biletİsimA2
A single ticket to Oxford, please.Oxford’a tek yön bir bilet lütfen.
returngidiş-dönüş biletİsimA2
A return costs twenty pounds.Gidiş-dönüş yirmi sterlin.
bordersınırİsimA2
We were stopped at the border.Sınırda durdurulduk.
destinationvarış yeriİsimA2
What is your final destination?Son varış yerin neresi?
timetabletarife, sefer çizelgesiİsimA2
Check the timetable before you go.Gitmeden önce tarifeye bak.
vankamyonet, minibüsİsimA2
She said that the van had come from the left.Kamyonetin soldan geldiğini söyledi.
lorrykamyonİsimA2
A lorry had blocked the narrow street.Bir kamyon dar sokağı kapatmıştı.

İngiliz kullanımı. ABD’de aynı araca truck denir.

boattekne, kayıkİsimA2
We crossed the lake by boat.Gölü tekneyle geçtik.
shipgemiİsimA2
The ship leaves at nine.Gemi dokuzda kalkıyor.
touristturistİsimA2
In summer the town is full of tourists.Yazın kasaba turistle dolar.
passengeryolcuİsimA2
All passengers must show their tickets.Bütün yolcular biletlerini göstermek zorundadır.
taxitaksiİsimA2
We took a taxi to the hotel.Otele taksiyle gittik.
harbourlimanİsimB1
The boats are in the harbour.Tekneler limanda.
connectionbağlantı; aktarmaİsimB1
I missed my connection in Frankfurt.Frankfurt’ta aktarmamı kaçırdım.

İnternet bağlantısı da öyledir: The connection is slow.

Sıfat (1)

İlgili dil bilgisi: Sıfat mı, zarf mı? · Karşılaştırma

crowdedkalabalık, tıklım tıklımSıfatA2
The train was very crowded.Tren çok kalabalıktı.

Zarf (1)

abroadyurt dışında, yurt dışınaZarfA2
She has never worked abroad.Hiç yurt dışında çalışmadı.

Edatsız kullanılır: go abroad, live abroad — in abroad değil.

Kalıp ifade (2)

to change trainsaktarma yapmak (tren)Kalıp ifadeA2
You have to change trains in Cologne.Köln’de aktarma yapman gerekiyor.
on footyürüyerek, yayaKalıp ifadeA2
We went there on foot.Oraya yürüyerek gittik.

Alıştırmaya git ↑

Aradığın kelime yok mu? Sözlükte bak

Bu liste Yolda grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen yedi liste ve 268 kelime.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı